Disleksi

Sesbilgisel Farkındalık

Çocuklarımızın okula hazır olarak başlamaları ve özellikle okuma-yazma açısından desteklenmesi gerekli olan çocukların okul öncesi dönemde fark edilip gerekli müdahalelerin yapılması başarılı bir okul yaşantısı için kaçınılmazdır. Ayrıca çocuklarımızın okuma performansları ile akademik başarıları arasında güçlü bir ilişki vardır.

Okuma becerisinde zorluk yaşayan, uygun şekilde okuyamayan ve yetersizlik gösteren çocukların, farklı ders konularına ilgi duymaları, ders kitaplarında okuduklarını anlamaları ve akademik alanlarda başarılı bir performans sergilemeleri beklenemeyeceği gibi; okuma becerisinde ortaya çıkan gecikmeler nedeniyle öğrencilerin tüm akademik yaşamlarının olumsuz olarak etkilenecektir. Bu durum okuma performansının temelini oluşturan erken okuryazarlık becerilerinin gelişimine ve gelişimine katkı sağlayacak planlanmış programlara duyulan ihtiyacın önemini arttırmaktadır. SESFAR’ınsesbilgisel farkındalık becerilerine odaklanması çocuklarımızın gelecekteki okuma performanslarını olumlu yönde etkileyecektir.

Ayrıca çocuklarımızın okulöncesi dönemdetemel okuma becerilerinde ve ilkokulun ilk yıllarında gösterdikleri okuma performanslarının, uygun şekilde desteklenmediği koşulda akademik hayatları süresince ortalama olarak aynı düzeyde kalmaktadır.

Ses-sembol Eşleme

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Okuma Paneli, okumanın tam olarak edinilebilmesi için fonolojik farkındalık, ses sembol eşleme bilgisi, sözcük bilgisi, okuma akıcılığı ve okuduğunu anlama aşamalarının birey tarafından kazanılmış olması gerektiğini belirtmektedir (NRP, 2000). ÖÖG tanısı alan bireylerin okuma performanslarına bakıldığında bu aşamaların birinde ya da birçoğunda çeşitli problemler yaşayabildikleri görülmektedir.

Kelime Bilgisi

Okuma, yazının algılanması ile başlayıp, harflerin tanınıp ayırt edilmesi, kelime olarak yeniden birleştirilmesi ile devam eden ve içeriğin kavranması (anlama) ile de son bulan bir süreçtir Ancak okuma için kelime tanıma, anlama gibi en az iki bileşenin düzgün işlemesi gerekmektedir . Yazılı kelimeyi tanıma ve telaffuz etme olarak tanımlanan kelime tanımanın gerçekleşmesi için basılı sembolleri (harfleri) anlamlı bilgiyi temsil eden seslere çevirmek gerekmektedir.

Daha yüksek bilgi işleme düzeyi gerektiren kavrama ise, konuşulan dili anlama becerisidir. Hem dinlediğini hem de okuduğunu anlamayı kapsar ve kişinin okuduğunu anlaması için, akıp giden metin içindeki kelimeleri tanıması ve belleğinde anlamını birleştirebilmesi gerekmektedir. Okuma eyleminin bir değer taşıyabilmesi için anlama ile sonuçlanması gerekir, aksi halde okuma hiçbir işe yaramayan mekanik bir eylem haline gelmektedir

Akıcı Okuma

Akıcı okuyamama sorunu hemen hemen tüm disletik çocukların içinde bulunmuş olduğu olumsuz bir durumdur. Genellikle bu özellikleri onların sınıf içerisinde çok çabuk deşifre olmalarına sebep olmaktadır. Öğretmenlerinde onlar için ilk söylediği şeylerden bir tanesidir. Bir enstrümanın akıcı ve pürüzsüz çalınması nasıl kulağa hoş geliyorsa aynı durum okumadaki akıcılık içinde geçerlidir. Akıcı bir okuyucu her kelimede durmak,düşünmek,yordamak zorunda değildir.

Aksine kelimelerin çoğu otomatik olarak okunabilir. Akıcı okuma anlama arasındaki en önemli köprüdür.

Okuduğunu Anlama

Okuduğunu anlama eylemi, bilişsel kapasitelerin kullanıldığı bir eylemdir. Kişinin disleksi gibi bir özgül öğrenme güçlüğüne sahip olması, kişinin okuduğunu anlama konusunda problem yaşamasına sebep olabilir. Çünkü, okuma yapısı gereği, hem anlama hem de anladığını kullanma gibi becerileri içinde bulundurur.

Metinden anlamın çıkarılması, sözcükleri tanımayı ve sözcüklerden bir anlamın çıkarılmasını içerir. Disleksisi olan bireylerde bu seviyelerde bozulmalar görülmektedir. Bilişsel düzeyde de; okuma eyleminde, hafıza ve dikkat gibi bilişsel bileşenler kullanılır. Disleksisi olan bireylerde bu özelliklerin geliştirilmesiyle, kişinin okuma becerileri de geliştirilmiş olur.